“Haftada 40 Saat Eğitim Öneriliyor, Biz Ayda 8 Saat Alıyoruz. Erken Tanı Hayati Önem Taşıyor”
“Haftada 40 Saat Eğitim Öneriliyor, Biz Ayda 8 Saat Alıyoruz”
Otizmli çocuğu için yıllardır mücadele eden Yasemin Beydağı, eğitim yetersizliğinden bürokratik zorluklara kadar yaşadıkları süreci anlattı. Çocuğunu sosyal hayatın içinde tutmaya çalıştığını belirten anne, “Ne kadar çok etkinlik yaparsanız, ne kadar sosyal hayata katarsanız o kadar fayda sağlıyor. Çünkü otizmin eğitimden başka çaresi yok” dedi.
Uzmanlar tarafından haftada 40 saat eğitim önerildiğini ancak uygulamada ayda yalnızca 8 saat eğitim verildiğini söyleyen Beydağı, geri kalan sürecin tamamen ailelerin omuzlarında olduğunu ifade etti. “Oradan oraya koşturuyoruz. Etkinlik, spor, sosyal ortam… Eğitim hayatımız başladı ve hâlâ devam ediyor” diye konuştu.
“Erken Tanı Hayati Önem Taşıyor”
Büyük şehirlerde yaşayan ailelerin bilgiye daha hızlı ulaştığını belirten anne, Anadolu’da bazı ailelerin çocuklarının durumunu 7-8 yaşında fark edebildiğini söyledi. Erken tanının hem çocuk hem de aile açısından kritik olduğunu vurgulayan Beydağı, “İlk önce ebeveynin kabullenmesi gerekiyor. Nerede olursanız olun, bir şok yaşıyorsunuz. O süreci ne kadar hızlı aşıp ‘Ne yapabilirim?’ derseniz, çocuğunuza o kadar fayda sağlıyorsunuz” dedi.
Çocuğun küçük yaşta öğrenme kapasitesinin daha yüksek olduğuna dikkat çeken anne, erken müdahalenin gelişim açısından belirleyici olduğunu ifade etti.
“Bizden Sonrası En Büyük Korkumuz”
Yıllar süren mücadelenin en ağır yükünün belirsizlik olduğunu söyleyen Yasemin Beyydağı, “Bugünü yaşıyoruz ama hep aklımızın bir köşesinde ‘Bizden sonra ne olacak?’ sorusu var” dedi.
Ailelerin hem yalnızlık hem de büyük sorumluluk duygusu yaşadığını belirten anne, “Kimseye yük olmak istemiyoruz. Kardeşlere zorunlu bir sorumluluk yüklenmesini istemiyoruz. Amacımız geride kalanlara mümkün olduğunca az yük bırakmak” ifadelerini kullandı.
“Her Seferinde Engelimizi İspat Etmek Zorundayız”
Ailelerin en çok yorulduğu konulardan birinin de bürokratik işlemler olduğunu dile getiren anne, her hak için yeniden rapor almak zorunda kaldıklarını söyledi.
“Özel eğitim için ayrı, askerlik muafiyeti için ayrı, başka bir haktan yararlanmak için ayrı ayrı engelliliğimizi ispat etmek zorundayız. Hastanelerle sürekli uğraşıyoruz. Oysa bu geçici bir durum değil. Bu grip değil, geçmiyor” diyerek işlemlerin tek kalemde ve kalıcı şekilde düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.
Anne, hem eğitim süresinin artırılmasını hem de bürokratik süreçlerin kolaylaştırılmasını talep ederek, “Çok fazla geçmişi ya da geleceği düşünmeden, bugün elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Ama bazı şeylerin artık kolaylaştırılması gerekiyor” dedi.
BİLİŞİM & SOSYAL MEDYA UZMANI
TV PROGRAM YAPIMCISI - YÖNETMEN
- ramazanavukatlık mesleği hukuk mesleği değildir. taraf olan hukukcu olamaz. bence avukatlar hakim yapılsın. iki tarafın haklarını da devletten maaş alanlar korusun. yoksa fakir avukatsız zengin 20 avukat ile çalışıyor hak yerini bulmuyor. adalet taban
- ramazannoterler hiç bir işe yaramayan kurumlar. boşuna vatandaşın parasını alıyor. bence kapatılsınlar. karşılıklı sözleşme nüshaları var olan kişiler hakkını koruyabilir.
- Şeyh Müslüm İncedalElektro optik ve savunma sanayi alanında bir çok ürün geliştirdim, bunları programınız aracılığı ile bir yatırımcı ile buluşturmak istiyorum, ürünleri programınızda çalıştırabiliriz, ciddi anlamda ses getirecek niteliktedir.
- İdris ERGİNİsmim İdris ERGİN Tokat'ın Turhal ilçesinde yaşamaktayım. 18 yaşındayım. Ak Parti 27. dönem Milletvekili Aday Adayıydım. Bir genç olarak AKİT TV'de yürütmüş olduğunuz Genç Görüş programına katılmak istiyor sizinle program yapmak istiyorum.
FACEBOOKTA BİZ