İRAN’A “SİBER DEMOKRASİ”, VENEZUELA’YA “NARKO KURTULUŞ”: KÜRESEL PALYAÇOLARIN YENİ GÖSTERİSİ

Ana Sayfa » Köşe Yazıları » İRAN’A “SİBER DEMOKRASİ”, VENEZUELA’YA “NARKO KURTULUŞ”: KÜRESEL PALYAÇOLARIN YENİ GÖSTERİSİ

Muhammet Binici, köşe yazısında İran’a yönelik siber müdahaleleri, internet kesintilerini ve dijital sabotajları “özgürlük ihracı” adı altında yürütülen yeni tip bir işgal olarak tanımlıyor. Binici’ye göre artık ülkeler tankla, tüfekle değil, veriyle, algoritmayla ve finansal manipülasyonla teslim alınıyor. Venezuela örneğinde ise ekonomik yaptırımların, enerji krizlerinin ve “narko devlet” suçlamalarının bir rejim değiştirme mühendisliğinin parçası olduğuna dikkat çekiyor. Binici, FED merkezli küresel finans sisteminin karşılıksız para üretimiyle dünyayı borç sarmalına soktuğunu, bu mekanizmanın ülkeleri ekonomik bağımlılığa ve siyasi teslimiyete zorladığını ifade ediyor. Demokrasi, insan hakları ve güvenlik söylemlerinin bu süreçte birer meşrulaştırma aracına dönüştürüldüğünü belirten Binici, bugün İran ve Venezuela’da sahnelenen senaryonun yarın başka ülkelere, Türkiye dahil, uygulanabileceği uyarısında bulunuyor. Binici makalesini, dijital işgal ile finansal sömürünün aynı sistemin iki yüzü olduğu vurgusuyla küresel güç dengelerine karşı toplumsal ve siyasal bir farkındalık çağrısı yaparak tamamlıyor. İşte yazının tamamı!..

Efendim, bugün İran’a “dijital özgürlük” götürüyorlar! Ne kadar da cömertler… İnternet kesintileri, siber sabotajlar, veri ihlalleri  hepsi “halkın iyiliği” için. Elbette yarın aynı “iyilik” bizim kapımızı çalarsa şaşırmayalım. Türkiye’de “İran’a iyi oldu” diye tweet atanları görünce insan, acaba bu kadar saf mıyız, yoksa rol mü yapıyoruz diye düşünmeden edemiyor. Dijital çağın “beyaz atlı prensleri” siber uzaydan geliyor, ama getirdikleri şey özgürlük değil, dijital kölelik. İran halkını “sağduyuya” davet ediyorum, evet  ama önce bu sağduyunun, hangi server’larda tutulduğunu soralım.

Venezuela faslı ise tam bir tiyatro… Trump’ın ekonomiyi düzeltme planı: “Kovboy ekonomisi”  komşunun altınına, petrolüne, hatta Grönland’ına kadar göz dikmek. Sanki ABD, batı yakasında altına hücum dönemini yaşıyor. “Hırsızlıkla ekonomi olmaz” diye boşuna dememişler. Ama Trump’ın akıl hocaları, “Olur, hem de çok olur!” diye fısıldıyor sanki.
 

FED’in oyununu seyredelim biraz:
Bu “özel banka”, devlete borç vermek için:
 

  1. Altın bozdurur gibi yapar… ama bozdurmaz, çünkü altın kasada kutsaldır.
  2. Faiz gelirlerini dağıtır gibi yapar… ama dağıtmaz, çünkü açgözlülük ilkedir.
  3. Karşılıksız para basar, insanlığı soyar, altın depolar…
    Not: Bu arada, paranın gerçek değerinin altın olduğunu söyleyen eski FED başkanı Greenspan’ı da unutmayalım  itirafçılık ödülü hak ediyor!
     

Trump’a gelince… Venezuela’da Maduro’yu “narko terörist” ilan edip, ülkeyi “karanlık ve ölümcül” bir labirente çevirdiler. Demokrasi getirdikleri iddiası, Karakas’taki elektrik kesintileri kadar parlak! Arjantin’den sonra Venezuela da küresel tefecilerin masasına yatırıldı. “Seçimle olmazsa darbe, darbe olmazsa siber saldırı, o da olmazsa ‘narko terörizm’ kartı!” Ne yaratıcı değil mi?
 

BİRLİKTE İRONİK BİR SENARYO YAZALIM


Trump, FED’i devletleştirmek yerine, dünyayı “kurtarmak” için:
 

  • Kanada’yı “iklimi koruma gerekçesiyle” ilhak edebilir.
  • Grönland’ı “eriyen buzulları kurtarmak için” satın alabilir.
  • Venezuela’yı “narko demokrasi” operasyonuyla “özgürleştirebilir”.
  • Ve tabii, tüm bunları finanse etmek için FED’den daha fazla karşılıksız para basar!
     

ÇÖZÜM VAR MI?


Elbette: FED’i devletleştir, 35 trilyon dolar borcu sil, Amerikan halkını kurtar!
Ama olmaz… Çünkü o zaman:
 

  • Yahudi sermayesi altınlarını bozdurmak zorunda kalır, ekonomi canlanır.
    Ama bu çok korkunç!
  • Ya da sermayesini Çin’e kaydırır, yeni bir rakip oluşturur.
    İyi de bu daha da korkunç!
  • Trump, “KOVBOY EKONOMİSİ”nden vazgeçmek zorunda kalır.
    İşte bu en trajik olanı!

Bu da ezcümle olsun:


İran’a dijital darbe, Venezuela’ya finansal çöküş… Aynı senaryonun farklı sahneleri. Bugün İran’a “iyi oldu” diyenler, yarın Türkiye’ye “dijital terbiye” verilirken alkış tutacak. Venezuela’nın yağmalanışını “demokrasi zaferi” diye yutturanlar, yarın kendi ülkelerinin FED’e borçlanmasını “ekonomik gereklilik” diye savunacak.

Uyanık olalım: Dijital işgal ve finansal kölelik, aynı madalyonun iki yüzü.
Ve unutmayalım: Bugün komşusunun dijital çöküşünü izleyenler, yarın kendi router’larının fişini çekilirken sessiz kalacak.

YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN
https://www.bncmedyahaber.com/yazar-sofra-konusursa-1228.html

BİLİŞİM & SOSYAL MEDYA UZMANI

TV PROGRAM YAPIMCISI - YÖNETMEN

  • ramazanavukatlık mesleği hukuk mesleği değildir. taraf olan hukukcu olamaz. bence avukatlar hakim yapılsın. iki tarafın haklarını da devletten maaş alanlar korusun. yoksa fakir avukatsız zengin 20 avukat ile çalışıyor hak yerini bulmuyor. adalet taban
  • ramazannoterler hiç bir işe yaramayan kurumlar. boşuna vatandaşın parasını alıyor. bence kapatılsınlar. karşılıklı sözleşme nüshaları var olan kişiler hakkını koruyabilir.
  • Şeyh Müslüm İncedalElektro optik ve savunma sanayi alanında bir çok ürün geliştirdim, bunları programınız aracılığı ile bir yatırımcı ile buluşturmak istiyorum, ürünleri programınızda çalıştırabiliriz, ciddi anlamda ses getirecek niteliktedir.
  • İdris ERGİNİsmim İdris ERGİN Tokat'ın Turhal ilçesinde yaşamaktayım. 18 yaşındayım. Ak Parti 27. dönem Milletvekili Aday Adayıydım. Bir genç olarak AKİT TV'de yürütmüş olduğunuz Genç Görüş programına katılmak istiyor sizinle program yapmak istiyorum.

FACEBOOKTA BİZ