Ramazan’ın Manevi Derinliği, Hilal ve Teravih Meselesi

Ana Sayfa » Programlar » Ramazan’ın Manevi Derinliği, Hilal ve Teravih Meselesi

Muhammet Binici’nin hazırlayıp sunduğu Binici ile Ramazan Bereketi programının bu haftaki konuğu, ilahiyatçı, yazar ve eğitimci Ahmet Ziya İbrahimoğlu oldu. Programda Ramazan ayının manevi boyutu, hilalin görülmesi tartışmaları ve teravih namazı gibi önemli başlıklar ele alındı.

“Gıda Özelliği Olan Her Şey Orucu Bozar” – Ramazan’a Dair Kritik Uyarılar
 

Muhammet Binici’nin hazırlayıp sunduğu “Binici ile Ramazan Bereketi” programının konuğu, ilahiyatçı, yazar ve eğitimci Ahmet Ziya İbrahimoğlu oldu. Programda Ramazan ayının manevi iklimiorucu bozan hallerzekât ve fitreyardımlaşma bilinciisraf ve ölçülü yaşam gibi önemli başlıklar ele alındı.
 

Programın açılışında konuşan Muhammet Binici, Ramazan’ın başında izleyicilerin en çok merak ettiği konuları gündeme taşımak istediklerini belirterek, “Ramazan’ı daha şuurlu idrak edebilmek, yanlış yapmamak ve unuttuğumuz meseleleri yeniden hatırlamak için bu programları yapıyoruz” dedi.
 

“Gıda özelliği olan her şey orucu bozar”
 

Orucu bozan hallerle ilgili soruları yanıtlayan Ahmet Ziya İbrahimoğlu, temel ölçünün “gıda özelliği” olduğunu vurguladı.
 

İbrahimoğlu, ağız yoluyla alınan ve besleyici özelliği bulunan her şeyin, miktarı ne olursa olsun orucu bozacağını ifade etti.
 

İlaç kullanımı konusunda ise “zaruret” vurgusu yaptı. Besleyici özelliği olmayan ve doktor tarafından zorunlu görülen ilaçların orucu bozmayacağını belirten İbrahimoğlu, özellikle nefes darlığı gibi hayati durumlarda kullanılan spreylerin, hekim tavsiyesiyle kullanılması halinde oruca zarar vermeyeceğini söyledi.

Ayrıca, doktorun orucun sağlık açısından tehlike oluşturduğunu belirtmesi durumunda kişinin oruç tutmayabileceğini de sözlerine ekledi.

İmsak vakti tartışmalarına açıklık

Programda imsak vaktiyle ilgili tartışmalar da gündeme geldi. İbrahimoğlu, günümüzde teknolojik imkânlarla vakitlerin hassas şekilde hesaplandığını, bu nedenle takvimlerde ayrıca bir “ihtiyat payı” bulunmadığını ifade etti.

Kur’an’da geçen “beyaz iplikle siyah ipliğin ayrılması” ifadesinin mecazi bir anlatım olduğunu hatırlatan İbrahimoğlu, bunun gökyüzündeki aydınlanmayı ifade ettiğini söyledi.

“Ezan başlarken yemeğe devam etmek doğru değildir; ezanla birlikte bırakılmalıdır” diyerek konuya netlik kazandırdı.

Yardımlaşma: Merkezden çevreye

Ramazan ayında artan yardımlaşma faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İbrahimoğlu, İslam’daki yardımlaşma anlayışının “merkezden çevreye doğru” olması gerektiğini belirtti.

Önceliğin en yakın akrabalara, ardından komşulara ve çevreye verilmesi gerektiğini ifade eden İbrahimoğlu, uluslararası ölçekte ise özellikle insani krizin yaşandığı bölgelerin unutulmaması gerektiğini söyledi.

Gazze başta olmak üzere savaş ve yoksullukla mücadele eden coğrafyalara dikkat çeken İbrahimoğlu, Ramazan ayında yapılan yardımların manevi karşılığının daha büyük olduğuna işaret etti.

Zekât ve fitrede nisap vurgusu

Zekâtın nisap miktarının yaklaşık 80 gram altın üzerinden hesaplandığını belirten İbrahimoğlu, kişinin ilk kez bu miktara ulaştığı tarihin zekât yılbaşı olduğunu anlattı.

Bir yıl dolduğunda zekât verilmesi gerektiğini, sonraki yıllarda ise zekât tarihinde elde bulunan toplam mal varlığı üzerinden hesaplama yapılacağını ifade etti.

Fitre konusunda ise Diyanet tarafından açıklanan miktarın asgari tutar olduğunu belirten İbrahimoğlu, kişinin kendi yaşam standardına göre daha yüksek miktarda fitre vermesinin daha uygun olacağını söyledi.

Sadaka-i fıtırın ailedeki her birey için verilmesi gerektiğini hatırlattı.

“İsraf bereketi götürür”


Programda israf meselesine de geniş yer verildi. İbrahimoğlu, israfın hem kişisel, hem toplumsal, hem de devlet düzeyinde önemli bir sorun olduğunu belirterek, Ramazan’ın ölçülü yaşam alışkanlığı kazandırması gerektiğini vurguladı.


Peygamber Efendimizin “Acıkmadan yemeyin, doyduğunuzda da tıka basa doldurmayın” hadis-i şerifini hatırlatan İbrahimoğlu, haftada iki gün oruç tutmanın hem manevi hem de bedensel faydalarına dikkat çekti.

Ramazan’da kazanılan ölçü ve disiplin alışkanlığının yıl boyunca sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

Yapay zekâ uyarısı: “Bilmediğini bilmemek en büyük tehlike”

Programın dikkat çeken başlıklarından biri de yapay zekâ oldu. İbrahimoğlu, yapay zekânın en büyük zaafının “bilmediğini bilmemesi” olduğunu ifade ederek, her soruya cevap üretmeye programlanmış sistemlerin yanlış yönlendirmelere yol açabileceğini belirtti.


Yapay zekânın ancak bilgili ve bilinçli kişiler tarafından dikkatli şekilde kullanılması gerektiğini vurguladı.


Programın sonunda Muhammet Binici, Ahmet Ziya İbrahimoğlu’na katılımından dolayı teşekkür ederek izleyicilerin Ramazan ayını tebrik etti.


İbrahimoğlu da tüm izleyicilere feyizli, bereketli ve şuurlu bir Ramazan temennisinde bulundu.

BİLİŞİM & SOSYAL MEDYA UZMANI

TV PROGRAM YAPIMCISI - YÖNETMEN

  • ramazanavukatlık mesleği hukuk mesleği değildir. taraf olan hukukcu olamaz. bence avukatlar hakim yapılsın. iki tarafın haklarını da devletten maaş alanlar korusun. yoksa fakir avukatsız zengin 20 avukat ile çalışıyor hak yerini bulmuyor. adalet taban
  • ramazannoterler hiç bir işe yaramayan kurumlar. boşuna vatandaşın parasını alıyor. bence kapatılsınlar. karşılıklı sözleşme nüshaları var olan kişiler hakkını koruyabilir.
  • Şeyh Müslüm İncedalElektro optik ve savunma sanayi alanında bir çok ürün geliştirdim, bunları programınız aracılığı ile bir yatırımcı ile buluşturmak istiyorum, ürünleri programınızda çalıştırabiliriz, ciddi anlamda ses getirecek niteliktedir.
  • İdris ERGİNİsmim İdris ERGİN Tokat'ın Turhal ilçesinde yaşamaktayım. 18 yaşındayım. Ak Parti 27. dönem Milletvekili Aday Adayıydım. Bir genç olarak AKİT TV'de yürütmüş olduğunuz Genç Görüş programına katılmak istiyor sizinle program yapmak istiyorum.

FACEBOOKTA BİZ